📖 ÖNSÖZ YERİNE

Bu kitapta Yüce Allah'ın isim ve sıfatları genişçe açıklandı ki insanlar Yaratan'ı daha iyi tanısınlar, gereğince [kötülüklerden] sakınsınlar, ümitsiz olmasınlar diye.

  1. Ansiklopedik tarzda hazırlanan bu eser, 15.000 civarında başlık altında Kur'ân-ı Kerîm'de yer alan kelimelerden oluşmaktadır. Kelimeler köklerine göre dizilmemiştir. Sözlük farklı kelimeler sözlüğüdür. Farklılık hem anlam hem yazım farklılığıdır. Diğer bakımdan yazımı aynı olmakla beraber farklı anlam taşıyan kelimeler de gösterilmiştir. Böylece ilk kez (mu'cemlerde olduğu gibi) Kur'ân'da geçen tüm benzeşmeyen sözcüklerin sayımı ve dökümü yapılmış oldu.
  2. Bu kitapta Arapça ve Tefsir ilminde ileri derecede olsun veya olmasın herkesin anlayabileceği ve yararlanabileceği bir hedef gözetildi. Bu bakımdan Arapça ve Türkçe'den başka dillere de bu eserin çevirisi yapıldığı takdirde İslâm ve insanlık kültürüne katkı sağlayacağını ümit ediyorum. Özellikle Kur'an ilminden yararlanmak, ilim ve irfanını artırmak konusunda isteklilerin bu arzularını karşılamak için elden geldiğince gayret ve çaba gösterildi.
  3. Ayrıca anlamları "ön ek" ve "son ek" almak suretiyle farklılaşmış kelimeler de ayrı bir sözcük gibi sıraya dizildi ve anlamları gösterildi.
  4. Dizinde/Başlıkta yer alan Arapça kelimeler kalıp köklerine göre "kırmızı renkte", ekler ise "siyah renkte" gösterilerek alfabetik sıraya dizildi.
  5. Kelimelerin başına bitişik veya ayrı yazılan (ve anlamları değiştiren en, li, len, fe, sevfe gibi) harf/edatlar ise "mavi renk" ile gösterildi ve bunlar hem alfabetik sıralamada hem de işaretiyle gösterilen sözlük anlamlarında yok sayıldı. Bununla birlikte, Arapça diline hâkim olmayanlar göz önüne alınarak, böyle kelimelerin esas yeri için "Bkz." (Bakınız) ile gösterildi.
  6. Harflerin genel sıralaması, Kur'ân Elif-Bâsı'nda yer alan sıralama olan "Elif, Be, Te, Se ... Vav, He, Ye" şeklinde düzenlendi. Arapça sözlükler bundan farklı hazırlanmaktadır.
  7. Arapça kelimeden sonra yazılan (2/51) gibi rakamlar: İlk olanı Kur'ân'daki "sûre numarası"nı, ikincisi "âyet numarası"nı göstermektedir. Daha sonra yazılan "kırmızılı, siyahlı, mavili" yazılar: sözcüğün meâli'dir. Kırmızı renk ile sözcüğün: "kök anlamı"; siyah ile: "son ek + türeme eki"; mavi ile: "ön ek" karşıtı olarak gösterildi. İki yay ayraç (…) arasında kalan bölümde: "a": "sözcüğün aslı", ↑ işareti: "aslı yukarıda", ↓ işareti: "aslı aşağıda" demektir. Daha sonra yazılmış bulunan Arapça kelime "referans/ başvuru" kelimedir. :* : "Bu işaretten önce gösterilen Arapça 'kaynak/ referans' sözcüğün köküne ait sözlük anlamlar" yer almaktadır. ◊ İşareti: "sözcüğe ait gramer/dilbilgisi" yer alıyor. ∆ işareti, paragraf başında yer alan "dizindeki Arapça kelime"nin "sözlük anlamı" verildi. "sözlük anlamlar" ön eksiz/yalın anlamlardır.
  8. Daha sonra Arapça âyet metni gelmektedir. Bu dizindeki sözcüğün geçtiği Kur'ân âyeti ya da onun bir bölümüdür. Âyet içinde kullanımları daha iyi anlamak için yerine göre alt alta daha fazla çeşitli meâllerden örnekler de verildi.
  9. Kur'ân âyetlerinin yerine göre [bu kitabı daha da uzatmamak için] kısa bir bölümü alındı. Âyetin bütününe ait anlamdan kopmayı önlemek için gerekli tedbirler alındı ve anlam bütünlüğü ayraçlar içindeki tamamlayıcı meâl karşılıklarıyla giderilmeye çalışıldı.
  10. Arapça âyet metninden sonra gelen Türkçe bölüm "bu âyetin meâli"dir. Bu bölümde kırmızı renk ile gösterilen sözcükler dizindeki kırmızı renkte gösterilen kelimenin meâli'dir. Mavi renklerle de ön eklerin [veya tamlamaların] anlamları gösterildi. Daha sonra yer alan anlamlar sözcüğün Türkçemizde kullanılan değişik karşılıklarıdır. İlk yazılan tercih edilmiş karşılıktır. Tercih ettiğim anlam hangi meâlde yer almışsa bunlar gösterildi. Farklı anlamlar verilmişse, bu karşılıklar hangi meâlde yer almışsa bunların sahibinin veya sahiplerinin adı veya adları ya da soyadları yazıldı. Bu farklı anlamlar âyet meâline yerleştirildiği zaman âyetin meâli ya hiç değişmemekte veya az çok değiştiği görülmektedir. İlk verilen meâl konu başlığındaki âyetteki kelimenin, tarafımca en uygun karşılığı olarak görülendir. Bu görüşe hangi meâl sahibi ve sahipleri katılıyorsa ayrıca onların adı veya adları yazılmıştır.
  11. Ayraçlar içinde gösterilen ad ve soyadlar âyetleri Türkçe'ye farklı anlamlarda çeviri yapan meâlcileri belirtiyor.
  12. Meâl eğer anlaşılmıyorsa bunun daha geniş anlamı/yorumu ve âyetin maksadı "Tf:" bölümünde yer almaktadır. Kelimelerin geçtiği uzun âyetlerin çoğunlukla bir bölümü alındı. Tümü alınsaydı kelimeyi bulmak ve anlamak zorlaşacaktı. Bu yüzden alınan bölümün hükmü de gözardı edilmedi ve geri kalanından kopmamasına gayret gösterildi.
  13. Tf: bölümünde ayrıca: ön ekler, dizindeki sözcüğe ait çeşitli okuyuşlar ve buna göre değişen anlamlar, peygamberlerin hayatı, târihî olaylar, sözcüklerin dilbilim açısından yorumları gibi gerekli açıklamalar yer alıyor.
  14. Bu eserde İslâm inancı ile ilgili âyetlerin yorumları yapılırken, "Eş'arî ve Matüridî" âlimlerinin yanında "Cebriye, Mutezile" âlimlerinin görüşlerine de yer verildi. Aralıklarla Şia gibi görüşlere de yer verilerek kimin ne düşündüğü gösterildi. Ayrıca çoğunluğun görüşü de belirtildi.
  15. Muamelât denilen ve Müslümanların ibadet maksadıyla yaptıkları bireysel ve toplumsal fiillerini konu eden âyetler çeşitli açılardan ele alındı. İmam Ebu Hanife ve Şafii haricinde kalan diğer görüşlere de yer verildi. Tasavvufi anlamlar [eğer zahiri anlam bütünlüğüne katkı sağlayacaksa] da gözardı edilmedi. Bu kitabın sadece fiil mastarlarına anlam vererek çekimli hâlinin bundan çıkartılmasını öngören sözlüklerden farklı olarak çekimli hâllerinin de anlamlarıyla verilmesiyle büyük bir boşluğun doldurulması hedeflendi. Bu amaçla kitabın büyük tek bir cilt olması için yola çıkıldı. Diğer bakımdan İslâm'ın temel inançlarını ve mükelleflerin fiillerini konu eden tüm sorulara cevap niteliğinde âyet başlıklarının tamamının yer alması ve yorumlarının yapılması için bir arzu ile çalışıldı. Ne var ki, Kur'ân'ın zenginliği öne çıkınca bunun bir cilt ile ortaya konulmasının mümkün olmayacağı görüldü. Bu bakımdan eksik kalan düşünce ve hükümlerin kitapta yer almamasının oluşturduğu gönlümdeki baskılara rağmen, eserin daha fazla uzamaması için kalemi bir noktadan sonra bırakmak zorunda kalındı. Bu bakımdan, arzum ile eserin maksadını aşacağından, bu zorunlulukla ortaya çıkan tüm eksiklerim için okuyuculardan özür diliyorum.
  16. Yüce Allah'ın güzel isimleri (Esmâü'l-Hüsnâ) başlıklarında, zamanımızda gerekli olan inanç boşluğunu kapatmak için daha geniş açıklamalar yapıldı.
  17. Türkçe metinlerdeki dilin sadeliğine özen gösterildi. Sadelik açısından orta yol tutturulmaya çalışıldı.
  18. Âyetlerden yola çıkarak, İslâmî inanç birliği, insan sevgisi, dinin toplumu şekillendirmedeki gücü, bozulmuş ve yozlaşmış yanlarımız, insanın bireysel ve toplumsal zaaflarının sebepleri gibi konuları içeren âyetlere daha çok vurgu ve daha geniş açıklamalar yapıldı. Bu itibarla Kur'ân-ı Kerîm'in öngördüğü düşüncelerin dışına çıkılmamaya, siyasi görüşlere itibar etmemeye gayret gösterildi.

Teşekkür: Eserin ortaya çıkmasına birçok insanın katkıları olmuştur. Kendilerinden fazlasıyla yararlandığım, Tefsirci ve Mealci: Hasan Basri Çantay, M. Hamdi Yazır, Fahreddin Râzî, Mevdûdî, Kurtûbî, Muhammed Fuad Abdülbaki ve hadis âlimi Prof. İbrahim Canan'dan ve (tek tek incelediğim) kırktan fazla meâl sahiplerinden iyi niyetli hizmetleri için Allah razı olsun diyorum.

Eğer onların dev eserleriyle ilim irfan meydanına katkıları olmasaydı benim eserim de kesinlikle olmazdı.

Mehmet Bildik Konya